HAKKIMDA

Her şey bir birinin kopyası…
Ne sevdalar gerçek, ne de insanlar samimi…
Samimiyeti içselleştiremeyen insanların sevda diye paylaşmaya çalıştıkları
“genleriyle oynanmış”, “fabrika ayarları değiştirilmiş” duygular…

Mecnun’un Leyla’ya, Züleyha’nın Yusuf’a duyduğu aşk gibi aşk hayal edipte o günün gelmesini bekliyor herkes…
Beklemesine bekliyorlar lakin gelmesi için de ne olması gereken samimiyete sahipler ne de yapılması gereken mücadele etme inancına…
Aşk sarhoşu olma hayali kurarlar…
Hayal kurmakla da kalmazlar “kapılarını çalmasını bekledikleri” aşkı da hak ettiklerine inanırlar…
İnanmakla da yetinmezler her fırsatta isterler…
Tıpkı her sokak başı mendil açan dilenciler gibi…
İstemede de sınırları zorlarlar…
Ne istiyorsun? diye sorulduğunda da çok şey istemiyorum derler…
“Çok şey istemiyorum” dediğini tanımla denildiği zamanda kem küm ederler…
Ya ne istediklerini bilmiyorlar…
Ya da istediklerini ifade edemiyorlar…
Acaba “hayal ettiğim, beklediğim… Aşkı” hak ediyor muyum diye de sormazlar…
Aşk bu…
Hak etmek gerekir…
Hak edilen aşkı da “zamanında” yaşamak gerekir…
Çünkü her şey zamanında güzeldir…

İsyanım samimiyetsizliğe…
Ne insanlara…
Ne de sevdaya…

İşte böyle bir zaman diliminde düştüm yollara…
Bazen uykusuz…
Bazen de aç-susuz…

Ne ticari kaygıdır benimkisi…
Nede meşhur olma takıntısı…

Çoğunluğa değil “paylaşımda samimiyeti şiar edinmiş” insanlara hitap ediyorum…

Masa başında samimiyete dair konuşurken gösterdikleri hassasiyeti paylaşım esnasında da gösterebilme şerefine nail olan insanlara sesleniyorum…

Vazgeçmeyi değil samimiyete dair mücadeleyi seçebilme cesaretine sahip olan  insanlara selam veriyorum…

Söz verme değil verdiği sözü tutabilme kaygısına sahip insanları arıyorum…

Kolayı değil, sevdaya dair zoru seçen yürekli insanlara elimi uzatıyorum…

Hz. Mevlana’nın “Zor ise sev ama sevmiyorsa zorlama” sözünü rehber edinen gönül sahibi insanlara gönlümü açıyorum…

Samimiyete inanan “az sayıdaki insanlarla” samimiyete dair muhabbet edebilmektir, hassasiyetim…

Özdemir ASAF “Sen bana bakma, ben senin baktığın yönde olurum.” der…
Samimiyet önceliğiniz ise ASAF misali baktığınız yönde olabilme hassasiyetine sahibim…

Samimiyete dair kuracak cümleniz, paylaşacak duygunuz varsa “Samimiyet Okulu” nda sınıf arkadaşı olmaya davet ediyorum…

Samimiyete dair yazmak, paylaşmak ve muhabbet etmek isterseniz…

Olurda günün birinde “gönlünüz”, samimiyete dair muhabbet etmek isterse “demini almış bir bardak çayın” bahane için yeterli olacağını bilmenizi istiyorum…

Sözün özü: Kendimi arıyorum… Siz de kendinizi arıyorsanız… Beklerim…

(Samimi)

Bir Cevap Yazın